Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları’nın kasım ayı söyleşisi gerçekleşti. Merve Akbaş’ın moderatörlüğünde, 18 Kasım Salı akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşinin konuğu Olgay Söyler oldu. “Osmanlı İmparatorluğu’nda Dervişler” kitabı dinleyicilere söyleşi öncesinde hediye edildi.
Bugüne dek önemli konukları ağırlayan Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları’nın kasım ayı söyleşisi, Merve Akbaş’ın sunumuyla Zeytinburnu Kitapçısı’nda gerçekleşti. Olgay Söyler, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Dervişler” kitabı çerçevesinde bilgiler verdi.Sohbet, tarihten anekdotlarla zenginleşti.
“Menkıbeler, insanları diri tutuyor.”
Olgay Söyler, tarihte menkıbelerin işlevinden söz etti:
“İnsanların motivasyona her zaman ihtiyacı vardı. Türkler aslında asker millet. Eski Türklerin tamamı asker. Çünkü az insan var. Durum bugünkü gibi değil. Beş yaşından sonra ata biniyor. Menkıbelerle bu insanı diri tutuyorsunuz. Bu yüzden menkıbeler sesli okunur. Dede Korkut’un Mohaç Meydan Muharebesinde sesli okunduğunu kaynaklardan biliyoruz. Askere moral vermek için tarih de okunuyor.”
“Dervişlerin Osmanlı halkı nezdinde büyük bir itibarı var.”
Olgay Söyler, dervişlerin Osmanlı halkı tarafından ilgi gördüğünü vurguladı:
“Kalenderi dervişleri, halkın çok sevdiği insanlar. Osmanlı’da halk, kalenderi dervişlerinden kırlangıç fırtınasının başlayıp başlamadığını, padişahın kim olduğunu, hangi otun hangi soruna iyi geleceğini, devletin sınırlarını, nerenin fethedildiğini öğrenmeye çalışıyor. Bu nedenle gezgin dervişlerin halk nezdinde inanılmaz bir itibarı var. Tekkede olanları zaten söylemiyorum bile. Tekke edebiyatı, tekke müziği, yemek kültürü, Türk büyüklerinin anlatısı halkı etkiliyor.”








