Batı Trakya Türklüğü Davasının öncü ismi Dr. Sadık Ahmet, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta, özel bir programla anıldı. “Vefatının 30. Yılında Dr. Sadık Ahmet ve Batı Trakya Türklüğü Davası” programı 24 Aralık Çarşamba günü saat 14.30’da başladı. Zeytinburnu Kültür Sanat’ın ev sahipliğinde gerçekleşen programa Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ve çok sayıda misafir de katıldı. Dr. Adem Uslu ve Ömer Arısoy, konuşmalarında panele katkıda bulunanlara teşekkür ederken Dr. Sadık Ahmet’i de rahmet ve minnetle andı.
Vefatının 30. Yılında Dr. Sadık Ahmet ve Batı Trakya Türklüğü Davası” programı 24 Aralık Çarşamba günü saat 14.30’da Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladı. Protokol konuşmalarının ardından Dr. Sadık Ahmet’in mücadelesini anlatan kısa film gösterildi. Çok sayıda dinleyicinin yer aldığı etkinlik, Dr. Sadık Ahmet ve Batı Trakya Türklüğü Davası ile ilgili panelle devam etti. Prof. Dr. Mustafa Erkal panelin moderatörlüğünü yürütürken Işık Ahmet, Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu ve Prof. Dr. Nilüfer Erdem konuşmalarıyla programa katkıda bulundu.
“Sadık Ahmet, lider doğmuş bir karakterdi.”
Sadık Ahmet’in eşi Işık Ahmet, Dr. Sadık Ahmet ile ilgili hatıralarını ve görüşlerini paylaştı:
“Sadık Ahmet’i annesi lider doğurmuş. Halkın içinden geliyor. Batı Trakya Türklerinin uğradığı haksızlıkları dile getirmeye başladı. O zamanlar yadırgıyordum çünkü orada siyaset yapmak çok zordu. Karşınızda bir devlet var ve Yunan polisi iyi davranmıyor. Bizi hep hırpaladılar. Ama bu davaya hizmet ettiğim için bunların hepsini unuttum.”
“Türkiye, mazlum milletlerin son kalesi.”
Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Türklerin tarih boyunca mazlum milletlere örnek olduğuna vurgu yaptı:
“Yeryüzünde mazlum milletlere her zaman örnek olmuşuz. Her zaman aranan, istenen, beklenen olmuşuz. Bugün Türkiye, mazlum milletlerin son kalesidir. Her küresel saldırıda amaç sömürü coğrafyalarının alanını daraltmamaktır. Batı Trakya bizim ata toprağımız. 6. yüzyıldan beri oradalar. Balkanlar Türkçe bir tabir. Geldikleri coğrafyalara benzettikleri için böyle söylemişler. Tarihin içinde saklı olan şeyi, benliğimizde olanı diri tutmamız lazım.”
“Yunanistan, Batı Trakya’nın demografisiyle oynadı.”
Prof. Dr. Nilüfer Erdem, Batı Trakya’nın yakın tarihteki ve günümüzdeki durumunu anlattı:
“Batı Trakya, Misak-ı Milli’nin konularından biri. O dönemde bölgenin nüfusunun yüzde yetmişi Türk. Bölge topraklarının yüzde seksen beşi de Türklerin elinde. Ama zamanla Yunanistan bölgenin demografisiyle oynadı. Türkleri göçe zorladı. Bu göç özellikle Albaylar Cuntası döneminde arttı. Kıbrıs’taki gelişmelere bağlı olarak da Batı Trakya’daki baskı arttı.”
Dr. Sadık Ahmet Kimdir?
Dr. Sadık Ahmet, Batı Trakya Türklerinin hak mücadelesine ömrünü adamış bir tıp doktoru, siyasetçi ve toplum önderidir. Gümülcine’ye bağlı Küçük Sirkeli köyünde doğan Sadık Ahmet, zorlu savaş ve baskı yıllarında büyümüş; eğitim hayatı boyunca Batı Trakya Türk kimliğinin korunması ve temsil edilmesi fikriyle şekillenmiştir. Ankara ve Selanik’te aldığı tıp eğitiminin ardından hekim olarak Batı Trakya’ya dönen Ahmet, mesleğini icra ederken aynı zamanda halkının sorunlarını ulusal ve uluslararası platformlara taşıyan öncü bir isim olmuştur. İmza kampanyaları, milletvekilliği girişimleri ve Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisi’nin kuruluşuyla Batı Trakya Türklerinin siyasi bilincini kurumsallaştırmış; baskılara, davalara ve engellemelere rağmen mücadelesinden vazgeçmemiştir. 24 Temmuz 1995’te Lozan Barış Antlaşması’nın yıldönümünde hayatını kaybeden Dr. Sadık Ahmet, davasına, kimliğine ve milletine sadakatiyle Batı Trakya Türklerinin kolektif hafızasında sembol bir şahsiyet olarak yerini almıştır.









