Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezinde, Savaş Barkçin ve Celâleddin Çelik'in sunumuyla hazırlanan "Sohbet Muhabbet" söyleşilerinin ikinci oturumu, 29 Kasım Çarşamba günü gerçekleştirildi.

Resulullah Efendimizin isminin zikriyle bereketlenmek için onu yâd eden eserler, resimler ve hatlar Celaleddin Çelik ve Savaş Barkçin’in sohbetleri eşliğinde, dinleyicileri ile buluştu.
Söyleşinin başlangıcında, Türk milletinin Hz.Peygamber’i konumlandırmasına dikkat çeken Celaleddin Çelik, “Efendimiz için yazılan, efendimize olan muhabbeti ifade eden şiirler yani ‘naat’ler, en çok Türk dilinde yazılmıştır. Bu nedenle Türk milletinin Efendimiz’e olan muhabbeti çok farklıdır. Anadolu irfanıyla kavradığı Hz.Muhammed sevgisi çok fazla, yerli yerinde ve olması gerektiği gibidir” dedi.

Savaş Barkçin ise Hz.Muhammed’i başka bir yönüyle ele alarak “Resulullah Efendimiz’e diğer dinlerdeki peygamberlerle birlikte bakarsak çok farklı olduğunu görürüz. Örneğin Hz. İsa bekârdır ve soyu yoktur. Ama Resulullah’ın soyu vardır ve çoktur. Bu bereketin devamı ve muhafazasında, tarihe baktığımızda görüyoruz ki mürşitlerin ve ulemanın önemli bir kısmı ehlibeyttir.” Dedi.

İSLÂMİYET’TE MÜJDE, SEVİNÇ VE MUTLULUK HÂKİMDİR
Çelik ise mevlid üzerinden dinler arasında var olan üslup farklılığına değinerek şunları söyledi: “İslam’ın, Katolik Hristiyanlığıyla karşılaştırıldığında çok farklı bir karakteri vardır. Hz. İsa çilekeş bir peygamber, bu nedenle Katolik kültürü de kasvetli ve çilekeş bir kültürdür. Mevlid üzerinden bakarsak, İslamiyet’te tam tersine bir müjde, sevinç ve mutluluk hâkimdir. Coşkulu ve sevinçli bir şekilde peygamberi karşılama hali vardır.”

Barkçin buna karşın “Bizdeki din anlayışının kıymetini mukayese ile daha iyi anlıyoruz. Örneğin ‘muhabbet’in batılı dillerde karşılığı yoktur ve onu anlatmak çok zordur. Aşk ‘love’ değildir! Resulullah Efendimiz’e olan aşk, muhabbet, sevda gibi sözcükler farklı şekillerde anlatılmak zorunda kalınıyor çünkü karşılığı yok. O yüzden bu din anlayışımızı batılılaştırmayalım. Her şeyi yeşile boyamakla İslamiyet olmuyor! İslamiyet’in kendi şahsiyeti ve karakteri var. Buna titizlenmek gerekiyor.” şeklinde konuşmuştur.

Bu coğrafyanın tamamına yayılmış olan mevlid geleneğine vurgu yaparak sohbeti sonlandıran Çelik: “Zaman içerisinde mevlide bazı parçalar eklenip çıkarılmasına karşın, Süleyman Çelebi Hazretleri’nin Mevlid şiiri o kadar etkili olmuştur ki bizim coğrafyamızda var olan bütün dillere çevrilmiştir. Süleyman Çelebi Hazretleri’nin Mevlid’inin yanı sıra Rumca, Arapça, Farsça, Kürtçe, İngilizce gibi birçok dilde mevlid bulunmaktadır.” sözleriyle Mevlid-i Şerif’in Anadolu mayasında ne derece mühim bir yeri olduğuna dikkat çekti.


Sohbet Muhabbet - Kasım

ŞUBAT