Zeytinburnu Kültür Merkezinde gerçekleştirdiği Tasavvuf Sohbetlerinde tesbihatın anlamından bahseden Ömer Tuğrul İnançer, "Furkan suresinde Allah Teala 'tesbih ediniz ve hamdediniz' buyuruyor. Bu nasıl olacak? Daha önce vermiş olduğu nimetlere teşekkürü gönlünde yaşatacaksın, nimetlerini devam ettirmesini, çoğaltmasını talep ve rica edici bir duygu taşıyacaksın. Bu duyguyla onu noksan sıfatlardan tenzih edeceksin. Tesbih bu demektir diyor büyükler." şeklinde konuştu.

Zeytinburnu Kültür Merkezindeki Tasavvuf Sohbetlerinin bu sezon gerçekleşen son programında Ömer Tuğrul İnançer, Süleyman Çelebi’nin Mevlid şerhinde tesbihat bahsini konu aldı. Mevlid'in Mirac bahrinde yer alan

"Gördü gök ehli ibadette kamu/Her biri bir türlü taatte kamu

Kim tehlil ü kimi temcid okur/Kimi tesbih ü kimi tahmid okur

Kimi kıyamda kimi kılmış rükû/Kimi Hakka secde kılmış ba huşû" mısralarından hareketle tesbih, tehlil, temcid ve tahmid kavramlarını anlatan Ömer Tuğrul İnançer, tesbihin, tesbihatın ibadet olarak taşıdığı değere de dikkat çekti. İnançer, "Namazdan sonra çektiğimiz tesbihatın ilk muhatabı Hz. Fatıma’dır. Ashab-ı Kiram Hz. Fatıma’dan öğrenip Efendimize tasdik ettirdikten sonra tesbih çekilmeye başlanıyor her namazdan sonra." diye konuştu.

“TESBİH ALETİ İLE TESBİH-İ İLAHİYİ KARIŞTIRMAYIN”

İlk tesbihin aynı zamanda ashabı suffeden olan Sad bin ebi Vakkas tarafından yapıldığını hatırlatan İnançer, "Sad bin Ebi Vakkas buyuruyor ki, 'Rasulullah hepimize ders mahiyetinde her gün tekrar edeceğimiz ayrı sayıda ayrı esmalar vermişti. Kendileri mübarek parmaklarını ve boğumlarını kullanarak sayı sayardı. Ben her seferinde karıştırıyordum sonra kendimce bir çare ürettim. Uzun bir ipe 33 tane düğüm attım." diyerek araç olan tesbihin böylelikle ortaya çıktığını söyledi. "Osmanlı bunu çok büyük bir sanat haline getirmiş her türlü malzemeden çok incelikli sanat eseri olarak yapılmış." şeklinde konuşan İnançer, sözlerine şöyle devam etti: "Tesbih aleti ile tesbih-i ilahiyi karıştırmayalım birbirine. Tesbih subhanlaştırmak, eksiklerden münezzeh olan demek. Furkan suresinde Allah Teala "tesbih ediniz ve hamdediniz" buyuruyor. Bu nasıl olacak? Ulema efendilerimiz diyorlar ki büyük bir samimiyetle, içten gelerek teşekkür edilecek ve övülecek. Nasıl? Daha önce vermiş olduğu nimetlere teşekkürü gönlünde yaşatacaksın, nimetlerini devam ettirmesini, çoğaltmasını talep ve rica edici bir duygu taşıyacaksın. Bu duyguyla onu noksan sıfatlardan tenzih edeceksin. Tesbih bu demektir diyor büyükler."

"Subhanallah" tesbihatının çok önemli bir sadaka olduğuna dikkat çeken İnançer, "Subhanallah veya her dilde 'Yarabbi sen her türlü noksandan arîsin, münezzehsin' demek de tesbihtir. Ama Rasullullah’ın dilini taklit etmek iyidir. Bu tesbihat çok önemli bir sadakadır. Bu mesele sözkonusu olduğu zaman Efendimizin önemini anlatmak için verdiği misal şu; "Allah'ı tesbih etmenin Allah indinde derecesi zenginin fakire verdiği sadakadan daha yüksektir.".Huzuru Peygamberîde bulunan zenginler ‘Ya Rasulullah biz şimdi bu sevaptan mahrum mu kalacağız' dediklerinde 'Siz de tesbih edin' diyor Efendimiz." şeklinde konuştu.


Tasavvuf Sohbetleri "Ömer Tuğrul İNANÇER"

ZKS Günün Etkinlikleri

23 Ağustos 2017 Çarşamba|Tüm Etkinlikler

ŞUBAT